Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) tarafından düzenlenen 6. Türkiye Tarihi Madenler Konferansı, Tavşanlı Garp Linyitleri İşletmesi’nde gerçekleştirilen programların ardından sona erdi....
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) tarafından düzenlenen 6. Türkiye Tarihi Madenler Konferansı, Tavşanlı Garp Linyitleri İşletmesi’nde gerçekleştirilen programların ardından sona erdi. Konferansın kapanış konuşmasını yapan DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, madenciliğin yalnızca yer altından cevher çıkarılmasından ibaret olmadığını belirterek, madenciliğin tarih, kültür, teknoloji, emek ve medeniyetle doğrudan ilişkili olduğunu söyledi.
Kızıltoprak, çağların bakır, tunç ve demirle anılmasının tesadüf olmadığını ifade ederek, madenlerin insanlığın üretim biçimini, ticaretini, şehirlerini ve savaş teknolojisini dönüştüren temel unsurlardan biri olduğunu kaydetti.
Tarihî madenlerin araştırılmasının medeniyetin izini yerin altında ve üstünde birlikte sürmek anlamına geldiğini belirten Kızıltoprak, Kütahya’nın yer altı kaynakları, madencilik geçmişi ve üretim kültürüyle Anadolu’nun ekonomik ve kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu dile getirdi.
Tavşanlı Garp Linyitleri İşletmesi’nde gerçekleştirilen bilimsel buluşmanın geçmiş ile bugünü aynı zeminde bir araya getirmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Kızıltoprak, tarihî madencilik çalışmalarının yalnızca geçmişi belgelemek olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Kızıltoprak, geçmişin tecrübesinin günümüz bilimiyle buluşturulması gerektiğine dikkat çekerek, ekonomik verimlilikle birlikte çevresel sorumluluk, iş güvenliği, kültürel miras ve sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
"Bilimin olduğu yerde biz de varız"
DPÜ olarak şehrin tarihinden, sanayisinden ve üretim potansiyelinden bağımsız bir üniversite anlayışını benimsemediklerini belirten Kızıltoprak, akademik birikimin Kütahya, bölge ve ülke için değer üretmesini, bilimin saha, sektör ve toplumla buluşmasını önemsediklerini söyledi.
Konferansın arkeolog, tarihçi, mühendis, yer bilimci ve sektör temsilcilerini bir araya getirmesinin önemli olduğunu kaydeden Kızıltoprak, farklı disiplinlerin birbirlerinin birikiminden yararlanmasının tarihî madencilik araştırmalarına daha geniş bir perspektif kazandıracağını ifade etti.
Konferansta sunulan çalışmaların yeni araştırma projelerine, saha çalışmalarına, yayınlara ve genç araştırmacıların çalışmalarına dönüşmesini temenni eden Kızıltoprak, organizasyonda emeği geçen kurum ve kuruluşlara, düzenleme ve bilim kurullarına, akademisyenlere, sektör temsilcilerine ve farklı şehirlerden gelen bilim insanlarına teşekkür etti.
Kızıltoprak, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Toprağın altındaki maden bir zenginliktir; fakat o zenginliğin tarihini ortaya çıkaran bilgi, onu insanlığın ortak mirasına dönüştürür. Bize düşen, bu mirası bilimle anlamak, korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır."
DPÜ’nün madencilik tarihinden arkeolojiye, yer bilimlerinden mühendisliğe kadar bu alandaki akademik çalışmalara açık olduğunu belirten Kızıltoprak, üniversitenin araştırma altyapısı ve insan kaynağının bu tür çalışmalara sunulmaya hazır olduğunu ifade etti.
Kızıltoprak, konferans kapsamında kurulan bilimsel bağların devam etmesi ve yeni projeler, ortak yayınlar ile kurumsal iş birliklerine dönüşmesi temennisinde bulunarak, "Bilimin olduğu yerde biz de varız. Araştırmanın, üretmenin ve ülkemizin değerlerini geleceğe taşımanın gerektiği her yerde Kütahya Dumlupınar Üniversitesi üzerine düşen sorumluluğu almaya hazırdır" dedi.