Geçtiğimiz hafta Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile kentin uzun yıllardır beklediği hafif raylı sistem projesi üzerine bir görüşme gerçekleştiren Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak, ’’C...
Geçtiğimiz hafta Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile kentin uzun yıllardır beklediği hafif raylı sistem projesi üzerine bir görüşme gerçekleştiren Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak, ’’Cumhurbaşkanının, evet Diyarbakır’a bu dönem metropol kente yakışacak projeye evet diyoruz ve onaylıyoruz, dediği bir süreci hayata geçirmek bizce mümkün. Bakanlığın belediyemiz ile işbirliği yapıyor duygusunu ortaya koyabilmek adına çok iyi bir zamanlama. Barış süreci, siyasal iklim olarak da bu mümkün’’ dedi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak, bir ay içerisinde önce Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ardından da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile kentin trafik sorununu önemli ölçüde rahatlatacak olan hafif raylı sistem projesi üzerine görüşmeler gerçekleştirdi. 14,1 kilometre uzunluğunda toplam 36 vagonla çalışması planlanan ve yaklaşık maliyeti 200 milyon Euro olan hafif raylı sistem projesi için Bakanlıklarla çalışma planlayan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, projenin biran önce hayata geçmesini bekliyor. Eşbaşkan Bucak Terörsüz Türkiye sürecine dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Evet Diyarbakır’a bu dönem metropol kente yakışacak projeye evet diyoruz ve onaylıyoruz’ dediği bir süreci hayata geçirmenin mümkün olacağını kaydederek, ‘Bakanlıklar Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği yapıyor’ duygusunu ortaya koyabilmek adına zamanlamanın da iyi olduğunu vurguladı.
Önce Bakan Kurum, ardından Bakan Uraloğlu ile görüşüldü
İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine, hafif raylı sistem projesinin son durumu ile ilgili açıklamalarda bulunan Eşbaşkan Bucak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında yaptıkları görüşmenin öncesinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile görüştüklerini söyledi. Bucak, ‘’Biz seçildiğimiz günden bugüne kadar, Raylı Sistem Daire Başkanlığımızın çalışmış olduğu bir hafif raylı sistem projemiz var. Dağkapı’dan Eğitim ve Araştırma Hastanesine kadar. 37 dakikada 14,1 kilometrelik bir hat. Bunu hayata geçirmenin çok çeşitli aşamaları var. Nihayetinde biz Sur bölgesinden Dağkapı bölgesinden hareket ettirmeyi planlıyoruz. Dolayısıyla bütün bu raporlar çalışmalar çözüldü, pürüzsüz bir projeden bahsediyoruz. Krediler konusunda dış kredi ile olabiliri, borçlanmayla olabilir, dış kredileri biz bulabiliriz, belediye bulabilir ama belediye kendisi bulduğu takdirde çok yüksek faizlerle bunu geri ödemek zorunda. Böyle bir sorumlulukla yani bu kente çok yüksek faizli bir borçlandırma altına koymamak ve bu bütçesel öngörüyü yapabilmek için elbette İller Bankası nezdinde bu çalışmayı uzun bir süredir yürütüyoruz. Ancak İller Bankası ile yaptığımız görüşmelerde aslında krediyi bulmuş olmamıza rağmen vagonlarda yüzde 60 yerlilik şartına takıldığımız için dış bankaların kredi vermesi güçleşebiliyor. Bu konuda çekince koyabiliyorlar. Bunu aşmak için Bakana gittik. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile bir görüşmemiz oldu. Kendisi de bu konuda belki Diyarbakır’a bir istisna yapılması konusunda doğrusu önayak olmak istediler. İller Bankası ile bir görüşme gerçekleştirdi ve tabi Cumhurbaşkanlığı Strateji Bütçe Başkanı ile bir görüşme gerçekleştirdi. Yüzde 60 yerlilik şartının bu esnada esneyemeyeceği bütün kentler açısından geçerli olduğu ve sadece Diyarbakır açısından geçerli olmadığına sıkça vurgu yapıldı. Alternatif olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bu projeyi üstlenebileceği, yani Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının üstlendiği, himayesi altına aldığı ama belediyeyi borçlandırarak belediyenin uygulayıcı belediye olarak bu çalışmayı sonlandırdığı ve bir çalışmayı önlerine koymak istedik. Bakana projemizi, projemizin detaylarını aktardık. Bakanlığın 20’yi aşkın kentte yapmış oldukları gibi, bugüne kadar son on yılda yapmış oldukları ve pek çok tramvay, hafif raylı sistem banliyö projeleri var. Bunları pekala Diyarbakır’da da Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile yapabileceğimizi söyledik. Kendileri de bunu çalışmayı ilgili biriminin detaylı olarak hızlı bir şekilde ele alacağını, değerlendirileceğini ve dosyayı Cumhurbaşkanına iletileceğini söyledi. 1 milyon 800 binlik nüfustan bahsediyoruz, trafik sorunu yaşayan toplu ulaşımda sorunlar yaşayan ve bunları çözmeye çalışan çoklu çalışma alanından bahsediyoruz. Bu hattı da en azından bu hem trafik sorunu bir çözüm olacak hem de bizim 2040 Ulaşım Master Planımızın aslında bel kemiği. 2040 Ulaşım Master Planımız diyor ki bu planın içerisinde 14,1 kilometre tramvay var, devamında başka hatlar olabilir yani bunları öngören bir stratejik plan. Dolayısıyla bunu hayata geçirmek için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığındaki randevumuzu gerçekleştirdik olumlu, geçti pozitif geçti onu söyleyebiliriz’’ diye konuştu.
Projenin güncel maliyeti 200 milyon Euro
Tramvay bütçesinin güncel maliyetinin 200 milyon Euro olduğunu açıklayan Eşbaşkan Bucak, konuşmasına şöyle devam etti:
‘’Bütçe çalışmamız, bizim şu an 200 milyon Euro, bunun 120 milyon Euro’su yapım ve elektromekanik çalışması olacak, altyapı ve elektronik mekanik olacak 80 milyona Euro’su da alacağımız vagonlar olacak. Alacağımız vagonlar iki etapta almayı planlıyoruz, yani toplamında nihayetinde 36 vagon alacağız ama iki etaplı, yani 22 + 14 gibi formunu düşünebiliriz. Güncel bütçemiz böyle. Yani yaklaşık 14 milyar liraya tekabül ediyor. 14,1 kilometrelik bir tramvayla şehrin bütün trafiği rahatlar dersek gerçekçi olmaz. Çoklu formüller, kavşak düzenlemeleri, belediyenin yapacağı kavşak düzenlemeleri ki başladık Diclekent’te. Akıllı kavşaklar, yine karayollarının kendi güzergahlarında yapılacak kavşak düzenlemeleri ki bu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı kendisi de bundan bahsetti. Elazığ yolu üzerindeki kavşak düzenlemeleri olduğundan bahsetti. Bakandan sadece raylı sistem için destek istemedik aynı zamanda hem kavşak düzenlemeleri hem muhtemel battı çıktı projeleri ve bunların Diyarbakır ölçeğinde değerlendirilmesini de talep ettik. Daha tamamlanmamış çevre yollarımız var. Diyarbakır çevre yolları bir bütün kompakt olarak tamamlanmamıştır. Kent bir metropol, bunun da eksikliğini vurguladık ve bir otoban talebimiz de olacağını kendisine ifade ettik. Bunların hepsi birbirini bütünleyen çalışmalar. Çok güncel bir hat 14,1 kilometre kurduğumuz taktirde paralelindeki hem kendi otobüs filomuzu başka alanlara aktarabileceğimiz hem de kavşak düzenlemeleri ile birlikte göreceğimiz bir trafik bizi bekliyor olacak.’’
’’Siyasal iklim açısından mümkün, umarım bu zamanlamayı heba etmeyiz’’
Diyarbakır’ın hafif raylı sistem tramvay projesi çok uzun yıllardır konuşulduğunu ama artık ihtiyaç olduğunu dile getiren Eşbaşkan Bucak, şunları söyledi:
’’Eski dönemlerde çalışılmamaya başlandı. İşte 2040 Ulaşım Master Planına girdi 2022’de izin belgeleri alındı, ÇED raporları alındı, kurul kararları alındı, Altyapı Yatırım Genel Müdürlüğü onayları alındı, Cumhurbaşkanlığı Strateji Bütçe Programına dahil oldu. Aslında bütün bu aşamaları epey kat ettiğimizi düşünüyoruz. Son dönemde birlikte bunun teknik ve bütün hazırlıklarının da bittiğini düşünüyoruz ve son artık Cumhurbaşkanının evet Diyarbakır’a bu dönem Gaziantep’te Malatya’da benzeri tramvay ya da banliyösü olan tıpkı bu kentler gibi bir metropol kente yakışacak bir projeye evet diyoruz ve onaylıyoruz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının üstlenebileceğini ve buna katkı olabileceğine inanıyoruz dediği bir süreci hayata geçirmek bizce mümkün. Şu an o bahsettiğim siyasal iklim açısından da mümkün, gerçekten başlamış olan barış süreci, çözüm süreci, demokratikleşme süreci de aynı zamanda Diyarbakır halkı açısından evet buraya yatırımlar da gelecek, Bakanlık buraya yatırım yapmak için belediyemizde işliği yapıyor duygusunu düşüncesini realitesini ve pratiğini ortaya koymak için bence çok çok iyi bir zamanlama. Umarım bu zamanlamayı heba etmeyiz.’’
Sur’un yayalaştırılması çalışmaları devam ediyor
Sur’un araçsızlatırılması projesini etap etap da düşündüklerini bildiren Bucak, sözlerine şöyle devam etti:
‘’Hem tarihi dokusu hem yerli yabancı turizm çeken çeşitli turizm ziyaret yerlerinin orada olması hem kent açısından aslında hala bir alışveriş ve ticaret özelliğini yitirmemesi bunun da canlı kalmasını önemsiyoruz. Bunları düşündüğümüzde Sur’un hem tarihi kültürel dokusunu korumak hem Sur’u kesinlikle insansız kılmak değil aksine insanların günün her saatinde orada olabileceği, orada bir yaşam sirkülasyonu sadece ticari bir yaşamın değil sosyal kültürel bir yaşamın da sürdüğü bir atmosfere kavuşmasını istiyoruz. Ve trafik gerçekten ciddi sorun. Yani kaldırım işgali de trafikle çok ilişkin, kaldırım işgallerini durdururken kaldırımların yayalar için olduğunu kamusal bir hak olduğunu söylerken oradaki araç trafiği araç parklanması yahut minibüs güzergahımızın orada olması eğer bunu destekleyecek bir şey değilse bütün bunları birlikte düşünmek zorundasınız. Ulaşım ve yol birimimiz imalat dairemiz çalışıyor. Öyle bir niyetimiz var, Tabii ki bizim dokumuza uygun, günlük alışkanlıklarımızı yansıtabilecek bir şeyi çıkartmak istiyoruz. Belki ilk etapta tamamen araçsızlaştırma değil de kısmen araçsızlaştırma. Bunun getireceği ihtiyaçlar olacak otopark ihtiyacı gibi. Biraz otopark kullanımını arttırırsak, aracı park edip yürüme hususunu yaygınlaştırabilirsek, bu sağlık için çok önemli, kentte bir yürüme sirkülasyonunu oluşturabilirsek, bu alışkanlıkları biraz terk ettirebilirsek başarabiliriz. İhtiyaç var ve toplumun da istediği budur diye düşünüyoruz ama esnafın ne istediğini çok önemli. Sur’un yayalaştırma projesini elbette etap etap da düşünebiliriz. İlk etapta Gazi Caddesi diye tarif edebiliriz Melikahmet sonrasında devam ettirebiliriz ve devamında eski hali de düşünmemeliyiz. Genel olarak toplum önemsiyor. Başka illerde de esnafın ilk etapta büyük tepkisi olmuş ve kendi kazancına dair sirkülasyonun azalacağını dair bir kaygısı var ama bir yılın sonunda dönüp bunu yapan yerel yönetimlere teşekkür etmiş. Çünkü orada siz bir düzen kuruyorsunuz ve insanların alışkanlıklarını değiştirmeden düzen oluşturabiliyorsunuz. Umarım kendi dönemimizde de yetiştirme şansını bulacağız böyle bir çalışmamız da var.’’