Uzman Diyetisyen Cansu Arslan, son dönemde özellikle zayıflama ve iştah kontrolüne yardımcı olduğu bilinen sandaloz sakızının sindirim sistemi ve metabolizma üzerindeki muhtemel etkilerine dikkat çekti....
Uzman Diyetisyen Cansu Arslan, son dönemde özellikle zayıflama ve iştah kontrolüne yardımcı olduğu bilinen sandaloz sakızının sindirim sistemi ve metabolizma üzerindeki muhtemel etkilerine dikkat çekti.
Sandaloz sakızı, sandaloz ağacının gövdesinde veya dallarında oluşan çiziklerden sızan aromatik ve yoğun kıvamlı reçinenin hava ile temas ederek katılaşmasıyla elde ediliyor. Doğal oluşum olan bu reçinenin sakız veya toz halinde yüzyıllardır kullanıldığı biliniyor.
Konuya ilişkin bilgiler veren Sivas Medicana Hastanesinde görevli Uzman Diyetisyen Cansu Arslan, geleneksel kullanımlarda sandaloz sakızının mide asidini dengelemeye, prebiyotik özelliği sayesinde bağırsak florasını desteklemeye ve bağırsak hareketlerini artırmaya yardımcı olduğunu söyledi. Arslan, aromatik bileşenleri sayesinde ağız kokusunun giderilmesine de katkı sağlayabileceğini ifade ederek, "Üzerine yapılmış çalışmalar kısıtlı olsa da içeriğindeki aktif bileşenlerle sandaloz sakızının muhtemel etkileri dikkat çekicidir. Mide asidini dengeleyici, prebiyotik etkisiyle bağırsak florasını destekleyici ve bağırsak hareketlerini artırıcı potansiyel bir etkiye sahiptir. Aromatik bileşenleri sayesinde ağız kokusunun önlenmesine de yardımcıdır" dedi.
Sandaloz sakızının midede oluşturduğu kıvamın sindirim süresini uzatabileceğini belirten Arslan, "Midede çözündüğünde oluşturduğu kıvam sayesinde sindirimin daha yavaş ve kontrollü ilerlemesini sağlar. Bu etkisiyle kan şekerindeki ani yükselmelerin oluşumunu önlemeye yardımcı olur ve iştah kontrolünü destekler" diye konuştu.
"Yüzyıllardır kullanıldığı bilinmektedir"
Cansu Arslan, sandaloz sakızının aktif bileşenleri ile muhtemel etkilerinin oldukça dikkat çekici olduğunu belirterek, "Adını sıkça duyduğumuz alan olan zayıflama süreçlerinde ise vücutta oluşturduğu termojenik etki ile vücut ısısını hafifçe yükselterek enerji harcanmasını artırır, yağ depolarının enerji olarak kullanılmasını kolaylaştırır. İdrar söktürücü etkisiyle de vücuttaki yağ yakımı sonrası oluşan atıkların uzaklaştırılma sürecini hızlandırır" dedi.
"Destekleyici bir yaklaşım olarak görmek gerekir"
Arslan, sandaloz sakızının fazla tüketiminin olumsuz etkilerine de değinerek, "Sandaloz sakızı tercihen sabah aç karnına 1 nohut büyüklüğünde çiğnenmeli. Üzerine 1-2 bardak oda sıcaklığında su içilmelidir. Daha sert olan formları toz haline getirilip suya karıştırılabilir. İştah kontrolü ve sindirimde olumlu etkileri düşünüldüğünde suya elma sirkesi de eklenebilir. Bal ve limon ile karıştırarak bağışıklık sistemini güçlendirici olarak da kullanılabilir. Tüm bu olumlu etkilerinin yanında sandaloz sakızının fazla tüketiminin baş dönmesi, kusma yapabileceği, mide-bağırsak sağlığımızı olumsuz etkileyebileceği, özellikle zayıflama konusunda hiçbir besinin tek başına etkili olmadığı unutulmamalıdır. Alerji riskine karşı ilk kullanımda çok düşük bir miktar tercih edilmelidir. Gebeler, emziren anneler, kronik hastalığı olanlar ve düzenli ilaç kullananlar kesinlikle hekim önerisi almalıdır. Daha çok geleneksel deneyimlerle uzun yıllardır faydaları nedeniyle kullanılan sandaloz sakızını tıbbi bir tedavi yöntemi olarak değil destekleyici bir yaklaşım olarak görmek gerekir" diye konuştu.