Belçika’da kadın cinayetlerinin özel olarak tanımlanması ve raporlanması için 2023 yılında çıkan ve 2025 yılında yürürlüğe giren kanuna rağmen harekete geçilmediği ortaya çıktı....
Belçika’da kadın cinayetlerinin özel olarak tanımlanması ve raporlanması için 2023 yılında çıkan ve 2025 yılında yürürlüğe giren kanuna rağmen harekete geçilmediği ortaya çıktı. Ülkedeki tek gönüllü platform ise kaynak yetersizliği nedeniyle veri toplamayı durdurdu.
Belçika’da kadın cinayetlerinin resmi olarak kaydedilmesini zorunlu kılan yasa yürürlükte olmasına rağmen, ülke hala tek bir ulusal istatistik bile yayınlayamadı. Bu durum ülkedeki sivil toplum kuruluşlarının yoğun eleştirilerine neden oldu. 13 Temmuz 2023 tarihli düzenleme, polis ve adalet birimlerinin kadın cinayeti vakalarını toplayıp her yıl raporlamasını öngörüyordu. Ancak uygulamayı hayata geçirecek kraliyet kararının hala çıkmamış olması, tüm sistemi kilitlemiş durumda. Veri koruma birimlerinin ve polis teşkilatının teknik itirazları nedeniyle uygulama çerçeve metninin defalarca revize edildiği bunun da süreci aylarca geriye attığı bildirildi.
Gönüllü takip platformu da çalışamaz hale geldi
Boşluk nedeniyle yıllardır medya taramasıyla kadın cinayetlerini belgeleyen "Stop Feminicide" adlı platformun da Nisan 2026’da finansman eksikliği nedeniyle veri toplama çalışmasını durdurduğu ortaya çıktı. Platformun koordinatörü Aline Dirkx, "Bu blog yok olursa ülkede hiçbir görünür veri kalmayacak" diyerek yetkililere çağrıda bulundu. Beş yıldır yürütülen sivil izleme platformu, resmi veriler olmadığı için tek görünür kaynak olarak hizmet veriyordu.
Teknik uyumsuzluklar nedeniyle hayata geçmedi
Sorunun temelinde teknik uyumsuzluklar bulunduğu belirtiliyor. Belçika’da kadın cinayetleri yasalara göre bağımsız bir suç kategorisi değil. Bu nedenle polis ve adalet birimleri vakaları farklı biçimlerde kaydediyor. Bir olayın kadın cinayeti olarak tanımlanabilmesi için kurbanın cinsiyeti, faille ilişkisi, olayın niteliği gibi birçok bilginin aynı dosyada bulunması gerekiyor. Bu veriler ise kurumlar arasında uyumlu şekilde toplanmadığı için ortak bir istatistik oluşturulamıyor. Ülkede çok katmanlı bürokratik yapı nedeniyle birçok detay üst mercilere defalarca geri dönmek zorunda kaldı. Yeni yasanın uygulanabilmesi için kraliyet kararının çıkması gerekiyor ancak uzmanlara göre kararın bu yıl çıkması da zor görünüyor. Veri koruma kanunu, polis birimlerinin teknik uyarıları ve hukuki süreçlerin, metnin yeniden değerlendirilmesini gerektirdiği bildirildi.
Ara rapor yayınlanması öngörülüyor ancak yetersiz
Yasaya göre resmi bir devlet kurumu olan Kadın-Erkek Eşitliği Enstitüsü’nün konuya ilişkin resmi bir rapor yayınlaması gerekiyor. Ancak kurum resmi altyapının oluşmaması nedeniyle yasal süre gelmiş olmasına rağmen resmi ve detaylı bir rapor yayınlayamadı. Bu durum ülkede eleştirilere neden oldu. Kurum ise hazır olunmamasına rağmen yıl bitmeden kısmi bir rapor yayımlamayı hedeflediğini açıkladı. Ancak bu rapor, polis ve adalet makamlarının sağlayabildiği sınırlı verilerle hazırlanacak ve rakamların ileride revize edilmesi gerekecek.
Belçika, İstanbul Sözleşmesi gereği düzenli ve erişilebilir veri üretmeyi kabul eden ülkeler arasında yer alıyor. Avrupa Birliği’nin (AB) 2024 direktifi ise 2027’ye kadar daha ayrıntılı veri zorunluluğu getiriyor. Ülkede henüz resmi veriler sunulmamasına rağmen 2026 yılı başından beri 8 cinayetin kadın cinayeti olduğu belirtiliyor. Ülkede 2025 yılında ise 27 cinayet vakasının kadın cinayeti sınıfında değerlendirildiği bildirildi.