Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 29 Ekim mesajında bulundu. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için mesaj yayımladı....
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 29 Ekim mesajında bulundu.
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için mesaj yayımladı. BBP Lideri Destici, mesajında bir milletin büyüklüğünün yalnızca geçmişinde yazdığı destanlarla değil, o mirası geleceğe taşıma iradesiyle ölçüldüğünü belirtti. Destici, 29 Ekim mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Türk milleti, tarih boyunca nice badireyi aşmış, bağımsızlığından ve devlet olma ülküsünden hiçbir zaman vazgeçmemiştir. 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyetimiz, işte bu iradenin tarih sahnesindeki en büyük tezahürlerinden biridir. Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; millî egemenliğin, bağımsızlığın ve ortak geleceğimizin teminatıdır. Aradan geçen 103 yıl, Cumhuriyetimizin değerini azaltmamış; aksine, onu hangi anlayışla yaşatmamız gerektiğini daha açık biçimde ortaya koymuştur. Bu süre zarfında darbeler, vesayet düzenleri, özgürlükleri sınırlayan uygulamalar, toplumu tek bir kalıba sokmaya çalışan anlayışlar ve ülkemizin ekonomik bağımsızlığını zayıflatan tercihler yaşadık. Cumhuriyet adına atılan her adımın onun asıl ruhunu yansıtmadığına şahit olduk. Zira Cumhuriyet; yalnızca devletin adında değil; adalette, hukukta, özgürlükte ve millet iradesine gösterilen saygıda hayat bulur. Bugün ihtiyacımız olan, Cumhuriyet’i kuruluş felsefesindeki "tam bağımsızlık" ve "millî egemenlik" ilkeleri doğrultusunda daha ileriye taşımaktır. Bunun yolu, millî iradeyi hiçbir iç veya dış vesayete teslim etmeyen; hukukun üstünlüğünü, adaleti, eşit vatandaşlığı ve demokratik katılımı güvence altına alan güçlü bir anayasal düzenden geçmektedir. Çünkü güçlü Cumhuriyet, yalnızca güçlü devlet değil; aynı zamanda hakları korunan, adalete güvenen ve geleceğe umutla bakan vatandaş demektir. Geçmişte yaşanan tecrübeler bize bir gerçeği defalarca gösterdi: Türkiye, komşularının toprak bütünlüğünü ve bölgesel istikrarı gözetirken kendi egemenlik haklarını, millî birliğini ve güvenliğini de kararlılıkla korumalıdır. Bunun için günübirlik hesaplardan uzak; milli menfaatlerimizi her türlü vesayetin üzerinde tutan, iradesi tam bağımsız ve sarsılmaz bir ‘devlet aklı’ şarttır. Bu ilkesel duruş ve hassasiyet, şüphesiz iç bünyemiz ve devlet yönetimimiz için de hayati önemdedir. Devletler şahısların iradesiyle değil, hukukla, kurumlarla ve milletin ortak iradesiyle kalıcı olur. Hiçbir siyasi hesap, hiçbir kişi veya zümre çıkarı, devletin kurumsal yapısından ve milletin ortak geleceğinden daha önemli değildir. Cumhuriyet’in gerçek güvencesi, kuralların herkese eşit uygulandığı, şeffaf, hesap verebilirliğin esas alındığı ve millî egemenliğin tartışmasız biçimde millete ait olduğu bir düzendir. Bizlere düşen görev, Cumhuriyet’i yalnızca kuruluş yıldönümlerinde ve törenlerde anmak veya geçmişin hatıralarıyla övünmek değildir. Onu "adaletle" güçlendirmek, bağımsızlığını korumak, milletin refahını yükseltmek ve devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını sağlamlaştırmaktır. Atalarımızdan özgür bir vatan ve bağımsız bir devlet devraldık. Gelecek nesillere de aynı emaneti, üstelik daha güçlü bir hukuk düzeni, daha müreffeh bir toplum ve daha sağlam bir demokrasiyle teslim etmek zorundayız. Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, İstiklal Harbi’mizin kahramanlarını ve vatanımızın bağımsızlığı uğruna bugüne kadar canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, şükran ve minnetle anıyorum. Büyük Birlik Partisi ve şahsım adına adına; aziz Türk milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum. Cumhuriyetimiz ilelebet pâyidar; devletimiz bâki, milletimiz bir, geleceğimiz aydınlık olsun!"