Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Yeşil dönüşüm üretimin, ticaretin ve rekabetin yeni rotası. Çevreyi korumaya yönelik her adımın ekonomiye değer, geleceğe yatırım olarak döneceğine inanıyoruz" dedi....
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Yeşil dönüşüm üretimin, ticaretin ve rekabetin yeni rotası. Çevreyi korumaya yönelik her adımın ekonomiye değer, geleceğe yatırım olarak döneceğine inanıyoruz" dedi.
ATO, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde hayata geçirilen ‘Sıfır Atık Hareketi’ kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen Depozito Yönetim Sistemi’ne dahil oldu. Depozito Yönetim Sistemi’nin ‘Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA)’ makinesi ATO’nun üyelerinin kullanımına sunulmak üzere hizmet binası bahçesine yerleştirildi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, DOA makinesi önünde yaptığı değerlendirmede, Sıfır Atık Hareketi’nin çevrenin korunmasının yanı sıra kaynakların verimli kullanılması ve ekonomik değerlerin yeniden üretime kazandırılması açısından önem taşıdığını belirterek, "Yeşil dönüşüm üretimin, ticaretin ve rekabetin yeni rotası. Çevreyi korumaya yönelik her adımın ekonomiye değer, geleceğe yatırım olarak döneceğine inanıyoruz. Sıfır atık anlayışının ülkemizde yaygınlaşmasına öncülük eden Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye şükranlarımızı sunuyoruz" dedi.
"Her ambalaj ekonomiye kazandırılabilecek bir kaynak"
Baran, doğal kaynakların sınırsız olmadığına dikkat çekerek, üretim ve tüketim süreçlerinde ‘kullan-at’ anlayışının yerini kaynakların yeniden ekonomiye kazandırıldığı döngüsel ekonomi modelinin almasının önemine vurgu yaptı. İklim değişikliğinin çevresel etkilerinin yanı sıra, ekonomik ve ticari sonuçlarının da giderek daha fazla hissedildiğini kaydeden Baran, şunları söyledi:
"Bugün çevreyi korumak ile ekonomiyi büyütmek birbirinden ayrı iki başlık değil. Kaynaklarımızı ne kadar verimli kullanır, atığımızı ne kadar azaltır ve yeniden ekonomiye kazandırırsak hem çevremizi hem de ekonomik geleceğimizi o ölçüde korumuş oluruz. Depozito Yönetim Sistemi de bu anlayışın günlük hayatımıza yansıyan önemli uygulamalarından biri. Kullanılmış bir ambalajı atık olarak değil, yeniden üretime kazandırılabilecek bir kaynak olarak görmemiz gerekiyor. Üyelerimizin kullanımına sunulmak üzere Odamızın bahçesine yerleştirilen DOA makinesi ile biz de bu dönüşümün bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz."
"ATO üyelerini yeşil dönüşüme hazırlıyor"
ATO’nun uzun süredir üyelerinin yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlamasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Baran, Oda olarak iklim değişikliğinin ekonomi üzerindeki etkilerinden Avrupa Yeşil Mutabakatı’na, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ndan sürdürülebilirlik raporlamasına, enerji verimliliğinden atık yönetimine kadar pek çok alanda iş dünyasını bilgilendiren çalışmalar gerçekleştirdiklerini kaydetti. İşletmeler açısından sürdürülebilirliğin rekabetin temel unsurlarından biri hâline geldiğini kaydeden Baran, "Ankara Ticaret Odası olarak özellikle KOBİ’lerimizin yeşil dönüşümün getirdiği yeni standartlara, yükümlülüklere ve fırsatlara hazırlanmasını çok önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde çevresel standartlara uyum, pazarlara erişimin ve rekabet gücünün temel belirleyicilerinden biri olacak" açıklamasında bulundu.
"Küçük adımlar, büyük dönüşümleri başlatır"
ATO bahçesine yerleştirilen DOA makinesinin aynı zamanda çevre bilincinin günlük yaşamın bir parçası hâline gelmesine katkı sağlayacağını ifade eden Baran, bireysel davranış değişikliklerinin toplumsal dönüşüm açısından taşıdığı öneme de dikkat çekti. Baran, "Sürdürülebilir bir gelecek yalnızca büyük yatırımlarla değil, günlük hayatımızda attığımız küçük ama bilinçli adımlarla kurulacak. Bir şişenin çöpe değil geri dönüşüm sistemine kazandırılması küçük bir hareket gibi görülebilir. Ancak milyonlarca insan aynı bilinci benimsediğinde ortaya çıkan çevresel ve ekonomik değer çok büyük. DOA sisteminin toplumumuzdaki geri dönüşüm kültürünü daha da güçlendireceğine inanıyorum. Doğayı koruyan her adımın ekonomimize değer, ülkemize kazanç, çocuklarımıza ise daha yaşanabilir bir gelecek olarak döneceğini düşünüyorum" diye konuştu.