Antalya’da Muratpaşa Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi de dahil kurumların müşteki olduğu, rüşvet ve dolandırıcılık başta olmak üzere çeşitli suçlamalarla 108 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması gö...
Antalya’da Muratpaşa Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi de dahil kurumların müşteki olduğu, rüşvet ve dolandırıcılık başta olmak üzere çeşitli suçlamalarla 108 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk haline karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Rüşvet ve dolandırıcılık başta olmak üzere çeşitli suçlamalarla 108 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Rüşvet ve dolandırıcılık suçlamaları
S.S. Muratpaşa Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği ile Türkiye Halk Bankası müşteki olarak yer aldığı dosyada tutuklu yargılanan Aydın A., Hüseyin S., Hasibe Ç., Metin B., Hanım Y. K. ve Turgut B. hakkında eylemlerine göre "görevi kötüye kullanma", "rüşvet verme", "1163 sayılı Kanuna aykırılık", "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan", "rüşvet alma", "kamu kurum ve kuruluşları veya tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık", "banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık", "kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık" ve "yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama" suçlamaları yer alıyor.
"Hiç kimseye rüşvet vermedim"
Tutuklu sanık Hüseyin S., suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Hiç kimseye rüşvet vermedim, ‘Benim işimi yapın’ demedim. Hasibe ile yazışmanın içeriği yanlış anlaşılmış, kendisine kızgın olduğum için o şekilde mesaj attım. Hasibe’ye aracı ben aldım, daha sonra sattık ve parasını aldım. Suçsuzum, tahliyemi talep ediyorum. 5 aydır tutukluyum. Bakıma muhtaç çocuklarım var, ticari faaliyetlerim de aksamaktadır" dedi.
"Rüşvet alıp verdiğime dair bir eylem yok"
Aydın A. ise 27 yıllık devlet memuru olduğunu belirterek, "2015 yılında Korkuteli Vergi Dairesi’ne atandım ve Şubat 2025’e kadar burada görev yaptım. 2015-2022 yılları arasında icra takip servisinde çalıştım. Kovid döneminde eşim kredi çekmek istedi, ben de kendisine kefil oldum. Eşim daha sonra krediyi kullanamayınca gidip krediyi kapattı. E.S.A.’nın hesabına ise arkadaşım olduğu için iki kez borç para gönderdim. Olayla hiçbir ilgim ve alakam yok, bu olaylar nedeniyle mağdurum. Dosya kapsamında E.S.A.’nın ifadeleri dışında rüşvet alıp verdiğime ilişkin herhangi bir eylem yoktur" ifadelerini kullandı.
5 farklı suçtan yargılanan Hasibe Ç. de adına tahsis edilmiş herhangi bir kredi bulunmadığını savunarak, "Bankadan tahsil ettiğim, adıma tahsis edilmiş hiçbir kredi yoktur. Annem adına kredi vardır. Esnaf odası memura kredi veriyor mu ki hakkımda bu iddianame hazırlanmıştır? Atılı suçun dayanağı yokken hakkımda sevk maddesi hazırlandığını görüyoruz. Krediyi çeken ve ödeyen annemdir. Kefillerin bilgisine başvurulması gerekirken ben evimden gözaltına alındım, eski eşimin ifadesine başvurulmadı. Şahsımla ilgili Korkuteli Mal Müdürlüğü’ne gidilerek hakkımda yalan beyanda bulunulduğu belirtilmiş ancak ben bahsedilen müdürlüğe hiç gitmedim. Adliyede sanıklar için dosyanın kapatılması karşılığında herhangi bir maddi talepte bulunmadım. Tutuksuz yargılanmak istiyorum" diye konuştu.
"Hesaplarına 2,5 milyon lira geçti, benim hesabıma 106 bin TL aktardı"
Metin B. de üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "2020-2021 yıllarında Kovid nedeniyle sürekli tedavi görüyordum, E.S.A. bana yardımcı oluyordu. Benim ve abimin ismini kullanarak nüfus ticareti yapmış. Evrakta sahtecilik yapmadım, hiçbir yönlendirmede bulunmadım. Bizim nüfusumuzu kullanarak insanlardan para talep edilmiş. Toplamda hesaplarına 2,5 milyon lira para geçmiş, benim hesabıma aktardığı para ise 106 bin TL’dir. Beraber hareket ediyor olsaydık benim hesabıma 2 milyon TL, onun hesabına 500 bin TL geçmesi gerekirdi. Görevi kötüye kullanma gibi bir durumum olamaz, ben oranın personeliydim. Rüşvet almadım" dedi.
"30 yıl boyunca şerefimle çalıştım"
Hanım Y.K. ise tarafına yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "2020-2022 yıllarında icra takip servisinde çalışıyordum. İddia edildiği gibi sicil servisinde çalışmıyordum. Sicil servisinde çalışmadığım için ne o bölüme gidip imza atabilir ne de orada işlem yapabilirim. Kredi çekenlerin hiçbiri beni tanımamaktadır. Oğlum 2020 yılında kredi kullandı. Oğlumun pazar kredisini tekrar kullanması için E.S.A. bana geldi ve 2 bin TL istedi. Daha sonra ‘Eşimden ayrılıyorum, oğlumun servis parasını ödeyeceğim’ diyerek benden 6 bin 500 TL borç istedi. Sonrasında insanları kandırarak çevresindekilerden para istediğini öğrendim. Daha sonra ben hem borcumu hem de pazar yeri için verdiğim parayı istedim. Bana sadece aylar sonra bin 800 TL gönderdi. Oğlum askerdeyken kredi kullanmadım, kullandırmadım. E.S.A.’nın hesaplarına haciz koydurduk, bu nedenle aramızda husumet bulunmaktadır. Oğlum için 1 Ekim’de, askere gitmeden önce kredi kullandık. 2 Ekim’de askere gitti. Askerden geldikten sonra pazarcılık yapmayacağına karar verdiğimiz için o krediyi kapattık. 30 yıl boyunca şerefimle çalıştım, hakkımda herhangi bir soruşturma açılmadı ve emekliye ayrıldım" ifadelerini kullandı.
"7 bin üyeye kefil oldum"
Turgut B. de 43 yıldır esnaflık yaptığını ifade ederek, "Kooperatif olarak esnafa verilen krediye kefil oluyoruz. Halkbank inceliyor, şartlar uygunsa biz de kefil oluyoruz. Benim yüzde 10 rüşvet aldığım iddia ediliyor. Böyle bir durum söz konusu olsaydı bana düşen komisyonun milyonlarca lira olması gerekirdi, banka hesaplarımdaki para ortadadır. Kovid döneminde 100-150 dosya gelmeye başlandı. 2024 yılında müfettişin tuttuğu rapor gereği merkez ilçe dışındaki esnaflar silinmiş, kredi ve kayıt işlemleri yapılmamıştır. Bugüne kadar 7 bin üyeye kefil oldum. Bu üyelerden biri çıkıp ‘Başkana kredi çekmek için rüşvet verdim’ derse ben hapiste yatmaya razıyım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Kronik hastalıklarım var, tahliyemi talep ediyorum" dedi.
Mahkeme heyeti, sanık ve avukatların beyanlarının ardından ara kararını açıkladı. Heyet, tutuklu sanıkların tutukluluk haline karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.